Gözlerde yaş yoksa, ruh gökkuşağına sahip olamaz.



» 17/10/2007 - CAM TAVAN SENDROMU

Kategori: psikoloji

 


"Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar.
Ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya başlar."

Dr. David J. Schwartz
Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler.

Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar.

Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler. Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.

Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı 'hayat dersi' ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama kaçamazlar. Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30cm'den fazla zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir. Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir.

Bu pirelerin yaşadıklarına 'cam tavan sendromu' denir. Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır. Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir.


İnsan inandığına denktir.

Yapabileceğini düşündüğü kadardır...

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 17/10/2007 - SOL YANIM ACIYOR ANNE...

Kategori: siirler

Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktım da geldim.
Anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali, "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder."
demişti de onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen, sağ elimde sarımsak, sol elimde
soğan dedirte dedirte öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne, sağım neresi, solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu.
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde:
Şuram acıyor işte, şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum. Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.

Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
Ben de ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi?
Düştüm, dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.

Bugün ben de saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam; "Ben bilmem ki kızım." dedi.
Bari okula sen götür dedim.
"Kızım, iş..." dedi.
Ben de bana ne dedim, ağladım.
"Kızım, ekmek" dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha, bi de sol yanım yine çok acıdı anne.

Herkesin çorapları bembeyaz,
benimkiler gri gibi.
Zeynep, "Annem, beyazlara renkli çamaşır
katmadan yıkıyormuş" dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uffff, babam, her gün domates
peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye,
börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını
bilmez anne.

Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor?
İzin verme anne,
Ne olur toprağına el sürdürme!
Eve gidince aklıma geliyor bi de
bunun için ağlıyorum anne.
Bak, kavanoz yanımda,
toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne?
Her gelişimde aldığım topraklarını
Şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp
başucuma koydum.

Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum
anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan
bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama
bana ne kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi,
nasıl anlatacağım anne.

Senin adın geçince sol yanım
acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sen de rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince
Sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim anne, çooook...

Bedirhan Gökçe

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 17/10/2007 - DUA...

Kategori: islam

Hamd Rabbilalemin olan Allah’a
salât onun Resulüne
selamı ise tüm Müslümanların
üzerine olsun.

Ya Rabbi!
Biz Müslümanları doğru yola ve mürted kullarını da
gerçek kimliklerine yönlendir. Bizlere şefkât ve merhamet et.
Helâl rızık ve güçlü bir iman nasip et.
Kâfir ve facirleri alçalt, kusur ve günahlarımızı affet.
Bizleri görünmeyen tehlike ve tuzaklardan ırak et.
Şeytandan ve kölesi olmuş kullarının oyunlarından uzak et.
Halimize acı ve bizlere, salih amellerle cennetini nasip et.
Çok şerefli bir ölüm olan şehadeti nasip et.
Bu ahir zamanda dinimizle alâkası kalmamış,
Müslüman hüviyetindeki kullarını hidayet et.
Sen en yücesin ihsanı bol, tevbeleri boş çevirmeyensin.
Bizlere bu meşakkatli yolda sabır ve bu kutlu dava için azim ver.
Sen övündüğün kadar yücesin, layık olduğunca hamdu-senâlar olsun sana.
Bizleri rehberimiz Muhammed (s.a.v)’ın ahlâkıyla ahlâklandır.
Şüphesiz sen gören, işiten ve gözetleyensin. Bu saydıklarım da senin sıfatlarındır.
Bizi hakikatten şaşırtma.
Ayaklarımızı bu yolda sabit kıl.
Hz. Ömer’e verdiğin adaleti,
Hz.Ebubekir’e verdiğin sadakati,
Hz.Osman’a verdiğin haya ve iffeti ve
Hz.Ali’ye verdiğin cesareti bizlere de nasip et. Amin!

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 16/10/2007 - KAVANOZ

Kategori: psikoloji

 

Profesör sınıfa girip karşısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra;"Bugün, Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız." dedi.

Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı. Arkadan kürsünün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde taş aldı ve taşları büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başladı.

Kavanozun daha başka taş almayacağına emin olduktan sonra öğrencilerine döndü ve "Bu kavanoz doldu mu?" diye sordu.

Öğrenciler hep bir ağızdan "Doldu" diye cevapladılar.

Profesör "Öyle mi?" dedi ve kürsünün altına eğilerek bir kova küçük çakıl taşı çıkarttı. Çakıl taşlarını kavanozuna yerleştirdi.. Sonra kavanozu sallayarak çakıl taşlarının büyük taşların arasına yerleşmesini sağladı.

Sonra öğrencilerine dönerek bir kez daha "Bu kavanoz doldu mu?" diye sordu. Bir öğrenci "Dolmadı herhalde" diye cevap verdi.

Profesör ve gene kürsünün altına eğilerek bir kova kum aldı ve yavaş yavaş tüm kum taneleri taşlarla mucirlerin arasına nüfuz edene kadar döktü. Gene öğrencilerine döndü ve "Bu kavanoz doldu mu?" diye sordu. Tüm sınıf bir ağızdan "Hayır" diye bağırdılar.

"Güzel" dedi Profesör ve kürsünün altına eğilerek bir sürahi su aldı ve kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu boşalttı. Sonra öğrencilerine dönerek 

" Eğer büyük taş parçalarını baştan kavanoza koymazsanız daha sonra asla koyamazsınız. Ve tabii, herkesin kendi kendisine sorması gereken soru şu olmalı:
Nedir hayatınızdaki büyük taşlar?
Aileniz, sevdikleriniz, arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayalleriniz, sağlığınız, bir eser yaratmak, başkalarına faydalı olmak, onlara bir şey öğretmek!
Büyük taşlarınız belki bunlardan birisi, belki bir kaçı, belki hepsi. Bu akşam uykuya yatmadan önce iyice düşünün ve sizin büyük taşlarınız hangileridir iyi karar verin. Bilin ki büyük taşlarınızı kavanoza ilk olarak yerleştirmezseniz hiç bir zaman bir daha koyamazsınız. "
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 9/8/2007 - HAYAT...

Kategori: psikoloji

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

paylaşmak istediklerim var...

Bağlantılar


» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım
» e-posta
» Blog RSS
» ZİYARETÇİ DEFTERİM
» ismine özel avatar oluştur
» çocuklar için
» gazete oku
» sağlık
» ingilizce dersleri
» bilgi portalı
» köşe yazarları ne demiş?

Kategoriler


  • bursa resimleri
  • elay
  • genel
  • islam
  • kedi resimleri
  • psikoloji
  • siirler
  • tebessum
  • yazilarim


  • Son Yorumlar

    S.a
    tebrikler
    tebrikler
    sol yanım
    amin..


    Arkadaşlar


    » cerenimo74
    » bilgin16
    » islamiyetnurlari

















    Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:10
    Önceki Sayfa I Sonraki Sayfa






    Google





    Şablon Eklesene Şablon Aracı ile üretilmiştir.. Sayfa Blogcu üzerinde yer almaktadır.. | 2007